Suriyelilere Yönelik Twitter’daki Nefret Söylemi Raporu

MÜLTECİ VE GÖÇMEN HAKLARI KOMİSYONUNUN RAPORU

KONU:

Yeni medya ortamlarından biri olan Twitter’da Suriyeli mülteci/sığınmacılara yönelik paylaşılan içeriklerdeki nefret söylemi.

AMAÇ:

Suriyeli mülteci/ sığınmacılara yönelik Twitter’da nefret söylemi ve nefret söyleminin türlerinin hangi söylemsel pratikler ve dinamikler üzerinden üretildiği, ayrımcı dil ve nefret söyleminin ne şekilde oluşturulduğunu ortaya koymaktır. Twitter özelinde yeni medyadaki yaygın nefret söylemine dikkat çekmek, yeni medyada kullanıcı türevli oluşturulan nefret söyleminin yöneldiği kişi veya grubu ötekileştirdiğini, ayrımcılığa maruz bıraktığını, aşağıladığını ve nefret suçuna zemin hazırladığını ortaya koymaktır. Bu amaç çerçevesinde, sosyal medya ağlarında kullanıcılar tarafından üretilen içerikler incelenecektir, hangi söylemsel pratikler ile nefret söylemi üretildiği saptanmaya çalışılacaktır.

YÖNTEM:

Araştırmanın ana hattı yeni medyada nefret söylemi üzerinden şekillenecektir. Sosyal medya paylaşım ağı olan Twitter’da, Suriyeli mülteci/sığınmacılara yönelik nefret söyleminin tespiti için Twitter’ın en önemli özelliklerinden biri olan “hashtag” özelliği kullanılmıştır. Bu özellik Twitter’da belli bir konuyu belirlemek, kategorize etmek, ön plana çıkmasını sağlamak ve hızlı bir şekilde yayılmasını sağlamak ve gündem oluşturmak amacıyla kullanılmaktadır. Site içi arama motoru ile “#SuriyelilerSuriyeye” araması yapılmış, en son paylaşılan 100 tweet örneğine bakılmıştır.

Yöntem olarak nefret söylemi içerdiği tespit edilen içerikler söylemin niteliği doğrultusunda Hrant Dink Vakfı’nın ‘Medyada Nefret Söyleminin İzlenmesi Projesi’ kapsamında uluslararası çalışmalardan yararlanılarak ve Türkiye’ye özgü dil ve kültür farkı dikkate alınarak belirlenmiş olan nefret kategorilerine göre incelenmiştir. Bunlar:

  • Abartma / Yükleme / Çarpıtma
  • Küfür / Hakaret / Aşağılama
  • Düşmanlık / Savaş Söylemi
  • Doğal Kimlik Öğesini Nefret Aşağılama Unsuru Olarak Kullanma / Simgeleştirme

Ayrıca nefret söylemi içeren paylaşımların hangi duygu ve düşünceleri taşıdığını incelemek için paylaşımlarda öne çıkan konular 4 başlık altında incelenmiştir. Bunlar:

  • Ekonomik Tehdit
  • İç ve Dış Güvenliğe Yönelik Tehdit
  • Toplumsal Kültürel Tehdit
  • Siyasi İktidar/Devlet Eleştirisi

Analiz aşamasında Teun van Dijk’in geliştirdiği bir nitel araştırma yöntemi olan söylem analizi yöntemi kullanılacaktır. Bu yöntemin kullanılmasının nedeni, nefret söylemi içeren paylaşımların arka planında var olan ideolojik zeminin ve kullanılan dilin analiz edilmesinde faydalanılabilecek bir yöntem olabileceği düşüncesidir.

 

BULGULAR:                                                            

 #SuriyelilerSuriyeye Twitter Hashtag

Paylaşılan tweet’lerin kategorik dağılımı:

Toplam Tweet 100
Nefret Söylemi İçeren Tweetler 51
Abartma / Yükleme / Çarpıtma 16
Küfür / Hakaret / Aşağılama 11
Düşmanlık / Savaş Söylemi 15
Doğal Kimlik Öğesini Nefret Aşağılama Unsuru Olarak Kullanma / Simgeleştirme 9

 

Paylaşılan tweet’lerin konu olarak dağılımı:        

Ekonomik Tehdit 14
İç/Dış Güvenliğe Yönelik Tehdit 19
Toplumsal Kültürel Tehdit 18
Siyasi İktidar/Devlet Eleştirisi

 

Grafik1: Toplam 100 tweet içerisinde nefret söylemi içeren örnekler

 

Grafik2: Nefret söylemi içeren örneklerin kategorilere göre dağılımı

 

Grafik3: Nefret söylemi içeren örneklerin konulara göre dağılımı

 

 

Nefret Söylemi Örnekleri

Detaylı analiz edilecek nefret söylemi içeren 5 örnekten 2’si takipçi sayısı fazla olan 3’ü takipçi sayısı az olan kullanıcı profilinden seçilmiştir. Seçilen örneklerin ağır hakaret ve küfür içermemesine dikkat edilmiştir.

Örnek 1:

Kullanıcı: N.A.

Takipçi Sayısı: 9.820

Tarih: 03 Ekim 2020

N.A. adlı kullanıcı yaptığı paylaşımda, Suriyeli sığınmacıların, Türkiye’de “keyif yaptıklarını” abartarak/çarpıtarak aktarıyor. Paylaşımında, “milletimizin Mehmetçiği ölüyor” vurgusu yaparak bunun sorumlusu olarak Suriyelileri görüyor. Sonrasında Suriyelileri “tacizci “olarak hedef göstermekte ve aynı zamanda ekonomik bir yük/tehdit olarak da göstermektedir. Kullanıcı; ırkçı, düşmanlaştırıcı ve hedef gösteren bir dil kullanmıştır.

 

Örnek 2: 

Kullanıcı: M.S.

Takipçi sayısı: 264

Tarih: 3 Ekim 2020

M.S. adlı kullanıcı ”Suriyeli öğrencilerin Türkiye’de okumaması gerektiğini, bunu hak etmediklerini” açık bir şekilde ifade etmiştir. Suriyeli öğrencilerin aldıkları eğitimin, ”Türkiye vatandaşı öğrencilerin eğitim hakkının gaspı” olduğunu ifade ederek durumu çarpıtmıştır. Ayrıca Suriyeli öğrencileri ekonomik bir tehdit olarak da göstermiştir.

 

Örnek 3:

Kullanıcı: B.

Takipçi Sayısı: 3.661

Tarih: 05 Ekim 2020

B. adlı kullanıcı bütün Suriyelileri ”Arap etnik kimliği” olarak kabul edip, etnik kimlik öğesini bir nefret unsuru olarak kabul etmiştir. Etnik kimlik öğesini simgeleştirerek bütün Suriyeli ve Arapları aşağılayarak hakaret etmiştir. Ayrıca Suriyelileri toplumsal bir tehdit ve ekonomik bir yük olarak göstermiştir.

 

Örnek 4:

Kullanıcı: D.B.

Takipçi Sayısı: 87

Tarih: 05 Ekim 2020

D.B. adlı kullanıcı ”Suriyelileri komşuluk yapılmaması gereken bir topluluk” olarak ifade ederek aynı zamanda kimlik öğesini de bir aşağılama ve hakaret unsuru olarak kullanmış ve Suriyelileri toplumsal, kültürel bir tehdit olarak göstermiştir.

 

Örnek 5:

Kullanıcı: T.M.

Takipçi Sayısı: 106

Tarih: 04 Ekim 2020

T.M. adlı kullanıcı Suriyelileri açık bir şekilde ”güvenilmemesi gereken topluluk” olarak görmektedir ve düşmanlaştırıcı bir dil ile bunu ifade etmiştir. Ayrıca Suriyelileri ekonomik bir yük/tehdit olarak göstermiştir.

 

SONUÇ:

Bu çalışma kapsamında #SuriyelilerSuriyeye hashtagi ile paylaşılan 100 tweet incelenmiştir. Bu tweetlerin 51 tanesi nefret söylemi içermekte 49 tanesi içermemektedir. İncelemede görülmüştür ki sosyal medyanın sahip olduğu olanaklar sayesinde kullanıcılar düşüncelerini ifade edebilmektedir. Sosyal medyanın özellikleri sayesinde kullanıcıların Suriyelilere yönelik düşüncelerini ifade ettikleri içerik ve paylaşımların çoğunluğunda nefret söylemi üretilmekte ve meşrulaştırılmaktadır.

İncelenen örneklerde genel olarak Suriyeliler;

  • Tacizci, sapık, hırsız, potansiyel suçlu gibi adli olaylarla ilişkilendirilip kriminalize edilmiştir.
  • Türkiye’deki ekonomik olumsuzluğun ve işsizliğin nedenleri olarak görülmüşlerdir.
  • Türkiye’nin demografik yapısına yönelik kültürel, güvenliğe yönelik ise iç ve dış bir tehdit olarak görülmüş ve hedef gösterilmişlerdir.

Nefret söylemi içeren örnekler açıkça, ima edilerek veya örtük bir şekilde paylaşılmıştır. “Suriyeli” kimliğine yönelik önyargılı, kalıp yargılı, ötekileştirici, düşmanlaştırıcı, aşağılayıcı, hakaret ve küfür içeren nefret söylemlerinin üretildiği ve paylaşıldığı görülmüştür. Belirtilmesi gereken bir diğer nokta da gündelik ve toplumsal hayatın hemen her alanında üretilen nefret söyleminin toplumsal anlamda meşrulaştırılmış ve kanıksanmış bir zeminin de var olduğudur.

──────────────────────────────────────────────────────────────────────

Öteki Hareketi olarak benimsediğimiz ilkeler gereği ırkçılık, ayrımcılık ve nefret söylemi içermeyen, şiddete teşvik etmeyen, militarist içerikli olmayan her yazı sitemizde yer bulacaktır.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.