Dünya Hapishaneleri (1)

Yasemin Kaya

Dünya Hapishaneleri (1)

Günümüzde suçun işlenmemesi ve kontrol altına alınması için kullanılan en etkili kurumlardan biri elbette hapishanelerdir. Hapishanelerin en temel amacı suçluyu suç işlemekten caydırmak ve suç işleme eğilimine sahip bireylerin rehabilitasyonunu sağlamaktır. Fakat incelediğimiz verilerde görüyoruz ki hapishanelerde kısa veya uzun vadeli yatan mahpuslar tahliye edildikten sonra tekrar aynı suçu işliyor. Buradaki tartışma konusu, hapishaneler için asıl amaç olarak gösterilen “rehabilitasyon” ne kadar mümkün ve gerçekçidir? Sözde topluma kazandırılmaya çalışılan mahpusların realitede devlet güvencesinde ne kadar insani şartlar altında oldukları belli değildir. Dolayısıyla insanın, sadece dört duvar arasına kapatılarak özgürlüğünden men edilmesi, insani boyutta değerlendirmede acımasız bir tablo çıkarmaktadır.

Dünya’nın bir çok yerinde farklı hapishane örnekleri görmekteyiz. Bu ay yazımızda dünyadan örnekler vereceğimiz serinin başlangıcını yapacağız. Dünya hapishaneleri bizlere devletlerin tutumlarını bu bağlamda görmemizde yardımcı olacak. İlk örneğimiz Orta Amerika’da bir demokratik cumhuriyet olan Honduras’taki ”Danli” hapishanesi olacak. Bu hapishanede kuralları, güçlerini yitirmiş gardiyanlar değil silahlı sert mahkumlar uyguluyor. Çoğunluğu cinayet ve tecavüzden yargılanan mahpuslardan oluşan bir hapishane. Orta Amerika’nın en kuralsız hapishanesi. Dünya’nın cinayet başkenti olarak adlandırılmaktadır.700 küsur mahpusu mevcut. Mahpusların yaş aralığı 18 ila 50’dir. Aynı zamanda Orta Amerika’nın en fakir ülkesidir. Kendi güvenliklerini kendileri sağlayan mahpuslar yeni gelen mahpuslara karşı gardiyancılık oynamaktadır. Hapishanede her daim üzeri kapalı bir gerilim mevcuttur. Herkes kendine bir lider seçiyor aslında koruyucu melek görevinde oluyor bu lider. Kimse kendini koruyamıyor. Akıllara ilk gelen soru peki devlet burada neden sembolik bir anlamla var olmaktadır? Mahpuslar ne bulurlarsa onu yemektedir. Modernlikten çok uzak hijyen şartları standarttın çok altında. Bir anlamda “katil ve tecavüzcülerden oluşan bir köy” halini almış durumda. Mahpuslar birbirlerini her an öldürebilecek ortama sahip. Burada kuralsızlığın boyunduruğunda bir hapishane görüyoruz.

Diğer bir hapishane örneği ise Polonya da bulunan “Piotrkòw Hapishanesi”. Şartları oldukça ağır bir hapishane. Çıplak arama normal görülmekte ve gerekliliği savunulmaktadır. İnsan onurunun hiç bir önemi yok. Mahpuslar 23 saate kadar içeride tutulmaktadır. Havalandırmaları belirli kişi sayısınca ve çok dar alanlarda yapılmaktadır. Hapishanenin vizyonu “sıfır tolerans” olarak adlandırılabilir. Koğuşunda huzursuzluk çıkaran mahpus tek kişilik hücreye alınarak elleri tersten bağlanıp başına kask takılarak bekletilmektedir. Mahpusların odalarına her an arama yapmak için girilmektedir. Hapishanede zaman kavramı yok. Özel alan yok. İnsanı diğer canlılardan ayıran doğuştan kazandığı haklar yok. Ve bu yokluk hikâyesinde insanın “rehabilitasyonunun” sağlandığı iddiası dünya devletlerinin ortak kanaatidir.

Bir yokluk hikayesinden insan inşasının oluşacağı ütopyasının bu ay sonuna geldik. Seri elbette devam edecek. Devletlerin, insan özgürlüğüne ve kişilik haklarına verdiği değeri adım adım okuyacağız. Sözde kanunlarla güvence altına alınan hakların, kanun koyucular tarafından ihlalini sık sık göreceğiz.

Yasemin Kaya

──────────────────────────────────────────────────────────────────────

Öteki Hareketi olarak benimsediğimiz ilkeler gereği ırkçılık, ayrımcılık ve nefret söylemi içermeyen, şiddete teşvik etmeyen, militarist içerikli olmayan her yazı sitemizde yer bulacaktır.

(Visited 27 times, 1 visits today)
Kaynak Cezaevi ve Hapishanelerin Suçu Engellemesindeki Etkisi

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.