Uzaktan Eğitime Uzak Kaldık

Eda Koçan

Çocuk Hakları Komisyonu’nun Yazısı

Uzaktan Eğitime Uzak Kaldık

Öğrencilerin önceleri rutin bir hayatı vardı. Sabah kalk, kahvaltını yap, okula hazırlan, servise veya otobüse bin, laklak yap vesaire vesaire. Hayatları bundan ibaretti. Fakat bunların hepsi değişti. Tabiri caizse, öğrencilerin hayatına format atıldı ve yeni bir sürüm eklendi. Bu da uzaktan eğitimin nasıl gerçekleştiğini anlama ve bu eğitim sistemini hayatımıza dahil etme zorunluluğunu beraberinde getirdi. Uzaktan eğitim olacağının ilk söylentileri öğrencilere kar tatili hissi vermiş olsa da, ilerleyen zamanlarda o mırın kırın ettikleri rutin hayata dönebilmek için gün sayar oldular. Gel gelelim; anaokulu öğrencilerinden tutun da üniversite öğrencilerine kadar herkes teknolojik aletlerin başına oturmak zorunda kaldı. Aman çocuklarımız telefondan, tabletten, bilgisayardan uzak olsun derken, ellerine zorla bu aletleri tutuşturur olduk. Özellikle ilk ve orta öğretim öğrencileri uzaktan eğitime adapte olamadılar. Çocuklar tatil modundan çıkamadıkları gibi odalarının artık bir nevi sınıfa dönüşmesine de alışamadılar. Alışanlarsa işi tıkırında götürdü. Dolayısıyla ne ebeveynlerin ne de çocukların gözle görülür bir sorunu oldu. Fakat Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Dr. Ayşe Zeki’nin yaptığı araştırmalar sonucunda çocukların bu süreçte kendini izole ettiği ve kaygı bozukluğu yaşadığı ortaya çıktı. Uzaktan eğitim provası yapılmadan uygulamaya geçildi. Yani çocuklar yüzme bilmemesine rağmen derin sulara bırakıldı. Kimse onların uyum sağlayıp sağlayamayacağını düşünmedi. Ortaya çıkabilecek olumsuzlukları öngörmedi. Biraz daha iyi niyetli davranıp düşünemedi, öngöremedi (!) de diyebiliriz.

Uzaktan eğitimin görülmek istenmeyen tarafının mağdurları var bir de. Bu konu hakkında pek çok haber yapıldı, yazı yazıldı. Peki neler oldu ki bu çocuklar mağdur oldular? Biraz da bundan bahsetmek istiyorum. Biliyorsunuz ki hali hazırda gelişmekte olan bir ülkeyiz. Keşke eğitim sistemimiz için de aynı şeyi söyleyebilseydik. Yüz yüze eğitim süresince okula giderken bin bir türlü sıkıntı yaşayan çocukların uzaktan eğitimde de sıkıntı yaşaması kaçınılmazdı elbette. Fakat bu korkunç bir boyuta ulaştı. Evlerinde uzaktan eğitime katılmak için aracı olmayan çocuklar var. Kimi yerde şebekeler dahi sıkıntılı üstelik. Ne yapacak bu çocuklar? Daha geçenlerde acı bir haber duyduk. Evinde internet bağlantısı olmayan baba, çocuklarının derse katılabilmesi için komşusundan internet çekmek için harekete geçiyor. Bunun için de çatıya çıkıyor. 8 yaşındaki Çınar Mert de meraklanmış olacak ki babasının peşinden çatıya çıkıyor. Çınar Mert dengesini sağlayamamış ve dördüncü kattan aşağıya düşmüş. Acılı babanın konu hakkındaki söyledikleri ise gerçekleri yüzümüze tokat gibi çarpıyor adeta: ‘’Hani eğitim bedavaydı, eşitti?’’

Diğer tüm gelişmiş/gelişmekte olan ülkeler öğrencilerinin bir aksaklık yaşamaması için uzaktan eğitim alt yapısı sağlamış vaziyette. En azından oralarda çocukların bu denli büyük bir sıkıntı yaşamadıklarını biliyoruz. Ülkemiz salgının etkisindeyken bir de çocuklara yük bindirmeyip onlara ehemmiyet göstermeli ve her çocuk için eğitim olanaklarını eşit kılmalıyız.

Eda Koçan

──────────────────────────────────────────────────────────────────────

Öteki Hareketi olarak benimsediğimiz ilkeler gereği ırkçılık, ayrımcılık ve nefret söylemi içermeyen, şiddete teşvik etmeyen, militarist içerikli olmayan her yazı sitemizde yer bulacaktır.

(Visited 1 times, 1 visits today)

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.