İnsan Hakları Savunucularının Korunmasında Devletin Yükümlülükleri

Münker Odabaşı

İnsan Hakları Savunucularının Korunmasında Devletin Yükümlülükleri

Kitabın direkt ortasından konuşmak gerekirse, insan hakları savunucularının korunmasında devletlerin birtakım yükümlülükleri bulunmaktadır. Pozitif ve negatif yükümlülükler olarak adlandırılan ve ciddi bir sorumluluk isteyen bu yükümlülüklerde, hak savunucuları devletler tarafından hem korunmalı özellikle de yaşam hakları hem de devlet mekanizmasının savunuculara karşı keyfi müdahalede bulunmasının önlenmesi gerekmektedir.

Bu bakımdan devletler insan hakları savunuculuk faaliyetlerine saygı göstermeli, desteklemeli ve teşvik etmelidir. Ayrıca devletler hak savunucularının, faaliyetlerini özgürce gerçekleştirebilmelerini sağlamalı, elverişli ortamlar yaratmalı ve güvenli bir ortamın oluşması için önlemler almalıdır.

İnsan hakları savunucuları korunmalıdır özellikle de devletlerin baskı aygıtları ve zorba mekanizmasına karşı. Diğer taraftan hak savunucularının haklarının ihlal edilmesi durumunda kimi devletler uluslararası tepkiyi “devletin iç işlerine karışılması” olarak algılamaktadır. Oysa ki bu savunma doğru bir yaklaşım olmadığı gibi çözümü de engellemektedir. Çünkü insan hakları ve savunuculuk evrenseldir, sınır tanımazdır. Dolayısıyla devletler, savunucuların hem kendi ülkelerinde hem de başka ülkelerde korunması gerektiğini kabul etmelidir.
İnsan hakları savunuculuğu korunmalı, desteklenmeli ve güçlendirilmelidir. Savunucular hangi şartta olursa olsun yaşanan tüm ihlallere erişim ve kolaylıkla ulaşım sağlayabilmelidir.

Öte yandan devletlerin savunuculara karşı yürüttüğü tehdit, gözdağı, sindirme, saldırı, işkence, kötü muamele, kaçırma, kaybetme ve öldürme gibi her türlü eylemlerden vazgeçmesi ve kaçınması gerekmektedir. Bu tarz filleri gerçekleştirenler hukuki olarak yaptırımlara maruz kalmalıdır aksi takdirde cezasızlık ciddi bir sorundur.
Savunuculara yönelik işlenen ihlaller ve hak kayıpları cezasız kalmamalıdır. Hak savunucularına muhtemel saldırı, tehdit vs. durumlarında korunma sağlanmalıdır. Savunucular egemen otoritenin veya yönetimin keyfi gözaltı ve tutuklamalarına maruz bırakılmamalıdır. Türkiye’nin hak savunuculuğu karnesine bakıldığında pek de iç acıcı bir durum gözükmez: Hrant Dink, Tahir Elçi, Akın Birdal ve daha niceleri…

Af Örgütü Başkanı Tamer Kılıç’ın tutuklanması, TİHV’den Şebnem Korur Fincancı’nın yaşadıkları ve daha birçok yaşanmış ve yaşanmakta olan ihlaller ciddi reformların gerçekleştirilmesi gerektiğini göstermektedir. Diğer taraftan dördüncü kuvvet olan medyanın, savunucuları yaftalama, ötekileştirme, hedef gösterme noktasındaki etkisi yadsınamaz; Büyükada buluşmasında olduğu gibi… Medyanın söylemleri yeniden üretmede ve meşrulaştırmada ciddi bir etkisi bulunmaktadır.

Peki ne yapılmalı ve nereden başlanmalıdır?

Öncelikle yasa ve mevzuatlardaki belirsiz ve muğlak tanımlar, sınırlamalar içeren hükümler yeniden gözden geçirilmeli, değiştirilmeli veya kaldırılmalıdır. Hiçbir kanun, savunucuları korkutmak, sindirmek, yıldırmak için birer “sopa” olarak kullanılamaz. Özellikle medya aracılığıyla yapılan her türlü karalama ve damgalamalardan kaçınılmalıdır. Savunucular etiketlenmemeli ve marjinalleştirilmemelidir.

En önemlisi de insan hakları ve savunuculuk çalışmalarına imkan sağlayan güvenli ve elverişli ortamlar, mekanlar, mevzuatlar, platformlar oluşturulmalıdır ve her türlü destek sağlanmalıdır. Çünkü “İnsan, haklarıyla insandır”

Düşünce ve ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü mevzuatları yeniden düzenlenmelidir ki buna milli güvenlik, kamu düzeni, halk sağlığı ve genel ahlak fıkra hükümleri de dahil edilerek. Gereklilik ve orantılılık şartını karşılamayan tüm yasal hükümler kaldırılabilmeli veya yeniden düzenlenebilmelidir. Örneğin, ağır insan hakları ihlallerinin ve bu bilgilerin ortaya çıkarılması devlet sırrı olarak nitelendirilebilir mi?  Savunucuların bilgiye erişimi keyfi veya kasıtlı bir şekilde sınırlandırılmalı mıdır

Jilani’nin raporunda da ifade edildiği üzere insan hakları savunucularının ve insan haklarının korunması ve geliştirilmesi gerekmektedir. Savunucuların ifade, toplanma ve örgütlenme hak ve özgürlükleri keyfi bir şekilde kısıtlanamaz.

  • Savunucular, hiçbir gerekçeyle izlenmemeli, takip edilmemeli ve fişlenmemelidir. Basın açıklamaları, toplantılar kolluk kuvveti tarafından kayda alınmamalıdır. Aksi halde bu tutum, insan hakları vakalarına katılımı engellemekte ve savunuculara gözdağı vermektedir. Ayrıca aşırı güç kullanımının ciddi problemler barındırdığı bilinmektedir.
  • Savunucular, gözlem yerlerine rahat erişim sağlayabilmeli, özellikle gözaltı ve hapishanelere kolayca ulaşabilmelidir. Raporlama için her türlü bilgiye erişebilmeli ve bir engelleme ile karşılaşmamalıdır.
  • Bu noktada savunuculara sık ve ağır para cezasının kesilmesi de ciddi bir sindirme ve bezdirme politikası olarak yorumlanmaktadır.
  • İfade özgürlüğüne tam güvence sağlanmalı ve yasa tekrar gözden geçirilmelidir. Ayrıca ulusal güvenlik yeniden ve çağın şartlarına göre yorumlanmalıdır.
  • Savunucular, yurt dışından fon alabilmeli ve bu konuda engellenmemelidir.

Sonuç olarak; yeni birtakım değişikliklere, ek düzenlemelere ve yeni reformlara ihtiyaç olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Kısacası dönüşüm, değişim ve reform gerçekleştirilebilmeli, savunucular rahat bırakılmalıdır. Yoksa hak olmadan ve haklar savunulmadan var olmanın da bir anlamı kalmaz.

Tolstoy’un meşhur ifadesiyle bitireyim; “Acı duyabiliyorsan canlısın, başkasının acısını duyabiliyorsan insansın.”

Münker Odabaşı

──────────────────────────────────────────────────────────────────────

Öteki Hareketi olarak benimsediğimiz ilkeler gereği ırkçılık, ayrımcılık ve nefret söylemi içermeyen, şiddete teşvik etmeyen, militarist içerikli olmayan her yazı sitemizde yer bulacaktır.

(Visited 3 times, 1 visits today)
Kaynak BM Ekonomik ve Sosyal Konsey (2005). “İnsan haklarının korunması ve geliştirilmesi, insan hakları savunucuları, Genel Sekreter Özel Temsilcisi Hina Jilani’nin İnsan Hakları Savunucularına İlişkin Sunduğu Rapor Türkiye ziyareti” Çev: Selvet Çetin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.